Az önce yatmaya hazırlanıyordum ki penceremin usulca çalındığını fark ettim.Gidip baktığımda karşımda o nurlu nur dostumu gördüm.Beni ziyarete geldiğine o kadar çok sevindim ki bunu anlatmamam imkansızın ötesi. Ama o da ne,neden içeri gelmiyorsun,diye sorduğumda,elini uzattı ve bana dedi ki;GEL…!
Bir anda kendimi gökyüzünün maviliğinde buluverdim.Yanımdaki parlak nur dostum ellerimden tutmuş, beni hayallerimi dahi zorlayan bir yere götürüyordu.Biraz sonra bir gemiye bindik ama çok tuhaftı,gemi gökyüzünde ilerliyordu.Normal gemilerden çok farklıydı, bir kere bu gemi yüzmüyor,uçuyordu…Tek benzerliği bu gemi de diğerleri gibi sonsuz maviliği yara yara ilerliyordu.
Aşağıya baktığımda kendimi son derece rahat hissettim. Uçuyorum adeta ve uçarken hafifliyordum.Gözlerimle bu tarifi imkansız güzelliği süzerken, düşünüyorum ben daha önce böyle bir güzellik görmemiştim.
Bir süre sonra kendimi çok güzel, yemyeşil bir ormanın üzerinde buldum.Yeşilin her tonunu burada bulmak mümkündü.Burası o kadar kocamandı ki bu muhteşem sonsuzluğun nerede bittiğini göremiyordun bile.Derince bir nefes aldım ve emin oldum, ben bu nefesi daha önce hiçbir yerde almamıştım.
Aslında nur dostum bana bir şeyler anlatmaya çalışıyordu, ama…Neyse bunu zamanla anlayacaktım.Yavaşça ve usulca aşağı doğru süzülürken,yüzümü okşayan rüzgardan da nasibimi almayı ihmal etmedim.Çimenlerin üzerinde çıplak ayaklarınla gezinirken, yaşadığım en zor günlerimi çoktan geride bırakmıştım bile…Sonra tüm benliğimle ve umut dolu yüreğimle bir o yana bir bu yana yuvarlanmaya başladım.Bu bana o kadar huzur verdi ki…Yeşil bir dünyanın bana bu kadar huzur vereceğini hiç düşünmemiştim.
Uzun bir süre bu harika mekandan faydalandıktan sonra bir ağacın yanına geldim ve gölgeliğinde dinlenmeye başladım.Bu ağaç farklı bir ağaçtı. Kökleri göklerde,dalları yerlerde olan harika bir ağaçtı bu.Ve inanılmaz güzeldi, evet çok güzeldi. Bir de baktım ki üzerinde her türden meyveler var. O anda anladım ki yüce yaratan bu dünyayı bizlere tıpkı bu ağaç gibi sunuyor ve üzerinde türlü türlü güzellikler sunuyor. Aslında her şey o kadar anlamlı ki, her şey farklı yaratılmış.Bunu anlamak zor değil, biraz daha dikkatli bakmalıyız hayata ve Rabbimizin bizleri ne kadar çok sevdiğini aklımızdan bir an olsun çıkarmamalıyız.
Şükretmek için dizlerimin üzerine çöktüm. Ve yemyeşil bir dünya üzerine oturup, başımı masmavi bir dünyaya kaldırdım. İşte dedim, benim dünyam; mavi ve yeşil arasında kalmış saf, temiz, küçük aslında kocaman olan, hoş ve muhteşem bir dünya…
MAVİ VE YEŞİL… İŞTE BENİM DÜNYAM!
Tuba .....